Bu makalede aldatma nedenleri üzerinde durulacaktır. Aldatma (sadakatsizlik) romantik ilişkilerde partnerlerden birinin eşinden gizli olarak başka biriyle duygusal, cinsel yakınlık kurarak ilişkinin sınırlarını ihlal etmesidir.
Çiftler aldatma sonrası çift terapisi için geldiklerinde yoğun bir duygusal çalkantı, çok büyük bir üzüntü ve çok büyük bir gerilim içerisindedir. Çünkü aldatma çiftin ilişki sistemi açısından yıkıcı sonuçları doğurma potansiyelini kendi içinde barındırır.
Gerilimin en önemli nedeni, sadakatsiz partner küçümser ve önemsizleştirir. Aldatılan eş panik ve güvensizlik içindedir. Sadakatsiz eş ne kadar önemsizleştirirse aldatılan eşin paniği ve güvensizliği o oranda artar. Bunun karşılığında sadakatsiz eş daha çok önemsizleştirir. Böylece çift bir gerginlik kısır döngüsüne girer. Danışmaya geldiklerinde kafaları bununla meşguldür.
Aldatmaya aile sistemleri açısından sistemik çerçeveden baktığımızda aldatma (sadakatsizlik) nedenleri arasında bireysel faktörler, eşler arası etkileşimsel faktörler ve nesiller arası sistemik faktörlerin ayrı ayrı rol oynadığını görürüz.
Aldatma(Sadakatsizlik) Bireysel Faktörler
Ait olma ve otonomi ikilemi çift ilişkisinin doğasında kendiliğinden vardır. Ait olmada güvenilirlik hesaplanabilirliği içinde barındırıyor ve güvenlik hissini veriyor. Aynı zamanda da insanın özgürlük ve otonomi arzusu var. Ait olma güvenirlilik ister. Özgürlük arzusu ise ait olmak istemez. İkisinin de bir bedeli var. Ait olma coşkunun azalması bedelini getirirken özgürlük ve otonomi arzusu ise yakınlıktan, bağlanmadan kaçınma ve bilinmezlik gibi bedelleri getirir. İlişkilerde çiftler bu ikilem arasında gidip gelirken içlerinden biri özgürlük kutbuna doğru kayabilir.
Kişiyi aldatmaya sürükleyen duygular genellikle kişisel özlemlerle ilişkilidir. Benim klinik deneyimlerimde kişisel özlemler en sık rastladığım aldatma nedenleri arasındadır. Bu özlem benliğin kaybolan parçalarının yeniden elde edilme arzusu, özgürlük ve yeninin uyaran etkisi ile ilgili duyguları yaşama arzusu ile ilgili olabilir. Eş ilişkisi çok bunaltıcı gelebilir. Bu da aşk ilişkisini özleme arzusunu doğurabilir. Kişi bunu eşiyle yaşamanın mümkün olmadığını düşünüyor olabilir.
Gelişimsel bir kriz, psikiyatrik hastalıklar, cinsel gelişim ve cinsel yönelim sorunları, tıbbi kronik hastalıklar, ilişkide yaşanan çok ciddi hayal kırıkları, önemli aile ve evlilik krizleri eşlerden birinde aldatmayı tetikleyebilen başlıca bireysel faktörlerdir.
Alkol ve madde kullanımı, seks bağımlılığı, depresyon, anksiyete bozuklukları, ilişkinin işlevselliğini etkileyerek aldatmaya zemin hazırlayabilir.
Aldatma da önemli olan diğer fiziksel faktörlerden biri de eşlerden birinin yaşam kalitesini bozan ya da yaşamını tehdit eden Kronik bir hastalık ya da yeti yitimine uğramasıdır.
Böyle durumlarda çiftin ilişki düzeni bozulur. Roller farklılaşır. Diğer eş bu durumla nasıl baş edeceğini bilemeyip bir kaçış ya da bir çözüm olarak başka kişiye yönelebilir. Bazı durumlarda ise hasta olan eş hayata tutunmak ve kendini yeniden yaşıyor hissedebilmek için başka ilişki yaşıyor olabilir.
Kişi kendi kişisel gelişimindeki eksiklikleri tamamlamak için evlilik dışı ilişkiye girebilir. evlilik dışı partnerin kendindeki eksiklikleri tamamlayacağına inanır. Bazı kişiler ise günlük hayatlarındaki stres ve sorunlardan kaçmak için aldatma ilişkisine girer.
Aldatmada Eşler Arası Etkileşimsel Faktörler

Eşler arası etkileşimsel faktörler daha çok evlilik dinamikleri ile ilgilidir. Evlilik doyumunun belirli rol oynadığı kabul edilir. Ancak evlilikte doyumu da kişinin evlilikten beklentileri ile de ilişkilidir.
Yetersiz bir bağlılık, yetersiz yakınlık ve kötü iletişim en önemli ilişki dinamikleridir. Bu alanlardan biri veya birkaçında sıkıntı olması kişiyi ilişki dışı ilişkiye (aldatma) yatkın hale getirebilir. Örneğin eşlerden biri duygusal yakınlık aradığında diğer eş bunu veremediğinde ilişkinin dengesi bozulur. Çok az duygusal paylaşıma sahip çiftler aldatma krizi yaşama açısından risk altındadır. Aynı şekilde çok fazla iç içe geçmiş, yapışık, birbirinin sınırlarına giren ve birbirlerine kişisel alan tanımayan evliliklerde risk altındadır.
Duygusal kopukluktan kaynaklanan aldatmada kişi eşiyle paylaşamadığı şeyleri evlilik dışı partner ile paylaşır. Giderek onunla olan paylaşımları kişiyi evlilik dışı ilişkide tutan şey olur.
Çatışmalı ilişkiler, öfke, kıskançlık, suçlama, eleştiri, değersizleştirme eşleri başka bir ilişkiye yönelten önemli ilişki dinamikleridir. Kişi değer görmek benliğinin onaylanması için başka bir kişi ile ilişki dışı ilişki(evlilik dışı ilişki) yaşamaya motive hale gelebilir.
Eşlerin evliliklerinde birbirlerinden beklentileri karşılanmadığında roller ve sorumlulukların paylaşılmasında uyumlanmadıklarında aralarında çatışma, öfke, üzüntü, uzaklaşma ve hayal kırıklıkları ortaya çıkar. Bu gibi durumlarda her iki eşte aldatma motivasyonu geliştirmede risk altındadır. Bu gibi durumlarda kişi evlilik çatışmasından uzaklaşmak için aldatma ilişkisine girebilir. Böylece evlilikteki gerilim azalır ve tansiyonu düşürerek hararetli kavgaları durdurabilir. Ancak çiftin ilişki sistemindeki sorunların çözümünün önüne de geçilmiş olur.
Aile bireylerinden birinin ölümü, ciddi kronik hastalık, engelli bir çocuğun doğumu gibi zor aile yaşam dönemlerinde eşlerden biri bu zor durumdan kaçış olarak bilinç dışı bir şekilde aldatma ilişkisine girebilir.
Bazen de eşin evlilikteki bazı sorunları görüp bazı değişimlere eşi zorlamak için bir çare olarak aldatma motivasyonu geliştirebilir.
Evlilik dinamiklerinden kaynaklanan diğer önemli etkileşimsel faktörlerden biri ise cinsel yaşamla ilgilidir. Evliliklerde eşlerin erken boşalma, vajinismus, erektil disfonksiyon, cinsel isteksizlik, orgazm bozukluğu ve hiperseksüalite gibi cinsel işlev sorunları yaşamaları çiftin ilişki sistemini etkileyerek eşlerden birini evlilik dışı ilişkiler(aldatma) yaşamaya sevk edebilir.
Çocuk sahibi olamama durumlarında oluşan başarısızlık, üzüntü ve kayıp duygularına bir reaksiyon olarak aldatma ortaya çıkabilir.
Nesiller Arası Sistemik Nedenleri
Aile yaşam döngüsü aşamalarındaki evlilik krizlerine bir reaksiyon olarak aldatma temayülü tetiklenebilir. Aile üyelerinden birinin ölümü, çocukların evden ayrılması, terfi etme, emeklilik, doğum, ölüm, aile yaşam döngüsüne verilebilecek başka örneklerdir.
Bazı aileler bu yaşam olaylarını kolayca atlatırken bazı aileler atlatamaz. Bu aşamalardan birine takılıp kalır. Gerileyici davranışlarla buna tepki verir.
Kişinin gördüğü evlilik ve ilişki modellerinde aldatma/aldatılma (sadakatsizlik) olması ve bunların normalize edilmesi aldatma(sadakatsizlik) nedenleri arasında başlıca nesiller arası faktörlerdir.
Kişide veya kişinin geçmiş nesillerinde ailenin ayrışma, bireyselleşme seviyeleri ya da kopuk aile özellikleri aldatmaya zemin hazırlayan nesiller arası sistemik faktörlerden biridir.
Evlilik dışı ilişkiler(aldatma) nedenleri ister bireysel nedenler ister çift ilişkisi ile ilgili nedenler olsun isterse de kuşaklar arası sistemik nedenler olsun aldatma tedavisi, aldatma sonrası çift terapisi sürecinde bu nedenlerden hangisinin yada hangilerinin iş başında olduğunu tespit edip; kişinin aldatma konusundaki motivasyonlarını bulup bunlar üzerinde çalışılıp çözümlenmesi temeli üzerine oturur. Aldatma sonrası çift terapisinde bu şekilde bir yaklaşımın amacı aldatmanın tekrar etmesini önlemektir.
Kaynak:
1 ) Weeks,Treat, (2012) Evlilik ve Çift Terapi
2 ) Crove,M,Wylie,K.(2017). Çiftlerde yaşanan ilişki sorunları
Hemen bizimle WhatsApp üzerinden iletişime geçebilirsiniz:
📱 WhatsApp’tan Mesaj GönderGüldane Kavgacı
Uzm. Aile ve Evlilik Danışmanı & Cinsel Danışman